|
|
|
![]() |
|
|
DELİÇAY LİMANI Yazı ve Fotoğraflar Ali Dağer
Van Gölü, oluşumundan bu yana çevresinde yaşayan insanları kültür, ekonomi ve sosyal yönünden etkilemiştir. Van Gölü’nün kuzeyi tarihle birlikte her alanda bolluğun, bereketin toprakları olmuştur. İnsanlık tarihiyle başlayan gelişim, gölün kıyısında dönem, dönem yükselmiş, görkemli yapıların meydana gelmesini sağlamıştır. Bu yükselme ile birlikte, tahribat da çok hızlı bir şekilde meydana gelmiştir. Van Gölü’nün kuzeyi, demirin keşfi ile birlikte, bu cevheri elde etmek isteyen ulusların sürekli akınlarına sahne olmuştur. Bu akınlarla birlikte göl havzasında kendi güvenliğini sağlayan ve bir devlet olarak tarih sahnesinde yerini alan Urartular, demir cevherinin keşfi ve cevheri işleme ile birlikte savaş araçları ve arabaları yapımı tarihsel gelişimde büyük bir rol oynamıştır. Taşların harçsız olarak aralarına demir erittirilerek kilit sistemi geliştirmeleri, tarımın gelişimi için ilk barajların atası olan göletlerin oluşumu, sulama kanallarının yapılması ve tarımda sulamanın o günkü şartlarda modern bir şekilde tarımda kullanmasını başarmıştır.
Van Gölü üzerinde Urartu kaleleri arasındaki askeri ve nakliyede ulaşımın sağlanması için limanların kullanılması 3 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Günümüzde gelişen teknoloji ile değişen dünya şartlarında göl, dolayısıyla Erciş gereken teknolojik gelişimi ve gölden faydalanmayı sağlayamamıştır. Göl kıyısında geçmişte onlarca iskelesi olmasına rağmen bugün insanlarımız yeterince göl nimetlerinden faydalanmamıştır. Ancak, yöre insanımızın gölden istifade edebilmesi için, gezi ve turizm amaçlı turların yanı sıra, yelken, sahil bantlarında dinlenme ve eğlenme yerleri açılmalıdır. En önemlisi de, Kış balıkçılığın insanımızın kafasında artık bir hayal olmaktan çıkmalıdır. Anadolu’nun en büyük gölünü oluşturan ve eski çağlarda olduğu gibi, günümüzde de bölge halkı tarafından deniz olarak tanımlanan Van Gölü kıyılarındaki ilk limanlar, yine Urartu kralları tarafından gerçekleştirilmiştir. Van Gölü kıyılarında yer alan Edremit, Tatvan, Erciş ve Amik’ deki limanların kalıntıları ve sular altında kalmasına karşın, Van Kalesi’nin kuzeybatı ucundaki Madır Burcu ile Deliçay liman kalıntıları günümüze değin varlığını korumuştur* .
Bugün balık bendi olarak bilinen Deliçay’ın göle dökülen ağzından 2 bin 800 yıllık bir limanın olması, bilim adamları tarafından kayıt altına alınmıştır. Tarih boyunca balık bendini belkide ilk keşif eden Urartu medeniyetidir. Bugün orda birçok kalıntının olması ve devasa duvarlar ile kutsal taşların varlığı kayıp Urartu kentlerinden bir olmasını da güçlendirmiştir. Urartu liman olarak kullanılan ve Erciş halkı tarafından balık bendi olarak bilinen yer ayrıca, çok sayıda küp mezarın ortaya çıkması burada çok büyük bir medeniyettin yaşadığının büyük göstergesidir. Balık bendinin doğal yönü, tarihi ihtişamı Deliçay’ı limanların Erciş civarı ve havzadaki kaleleri, göl üstü ulaşımı 1940 yıllara kadar çok aktif olarak devam etmiştir. Bu kültür ve zenginlik maalesef bugün yok olmuştur. Sonuç olarak Erciş in bu tarihsel ve doğal zenginliğinin yeniden hayata geçirilmesi ilçemiz, ülkeniz dolayısıyla dünyamız insanları için bir zenginlik olacaktır.
*Van Gölü havzası sempozyumu kitabından
|
|